19 Ekim 2014 Pazar

Geldim

Çardakta Mushaf'ın
Kapı önünde terliğin
Fincanında kahvenin telvesi yeni donmuş
Kalemin mürekkebi taze
Ben gendim
İbriğin tıkırtısı
Hep anne mi baba yüreği de diyen sesin
Ben geldim sevdiceğim
Hasretin, göz aydınlığın, kızın…

Kocaeli/ 2014

23 Mayıs 2014 Cuma

The ship of Ehlibeyt

Once open a time,
I felt that I was falling down
Into a bottomless pit
Alhamdulillah, now I feel like
I am going to throughout sun shining
I am getting on the ship of Ehlibeyt
Thanks to Allah and then the journeyman

31 Mart 2014 Pazartesi

Senin için
"Öldü" diyorlar
İnsanlar ölmez ki
Göç eder
Bilmiyorlar…

Mart /2014 -Kocaeli

22 Mart 2014 Cumartesi

Her gidiş, bir vuslata eriş
Şimdi İbrahim’im İsmail’i ile
Koyun koyuna, toprağın bağrında…

 Mart – 2014 Büyük Derbent/İzmit

14 Mart 2014 Cuma

Guantanamo’ya Selam!


Mustazaflar,
Yedi kıta, selam durur size!
Özgür günlerinizin anısına,
Gözyaşlarımı sildim ve sürmemi çektim gözlerime
Şehrin meydanlarına eteklerinde eylem götüren kadınlar
Yürüyorlar, Küba’ya yürür gibi
Yürüyorlar keder içinde
Yürüyorlar korkusuz ve kaygısız
Dudaklarında tutsakların mısraları
Guantanamo’dan acı, hasret ve direniş yolluyorlar yeryüzüne

Gün yitecek birazdan pencerende,
Şimdi Arapça türküler yankılandı evinde
Bir gün çıkıp geleceksin diye…
Kulak ver,  gelenin ayak seslerine
Beyrud’un atlıları, bin selam getirdi size!

Nigar Gümrükçüoğlu


Kocaeli

2008

5 Mart 2014 Çarşamba

Merve Şirbini'ye

Merveler düşerken toprağa,
Ağlar, ılık nefesinde Meryemler
Yola giden kadim dostlar,
Toplar mı ebabil taşlarını kararan göklerimize
Yas çiçeklerimiz büyüdü gecenin koynunda
Kadınlar tülbentlerini sardı yaralarımıza
Göz kapaklarımızda üç yüz yılık uyku
Şafakla gidip gelsin kadim dostlar
Merveler dirilecek topraktan
Meryemler yeşertecek dallarımızı…

2009 -İzmit- Yayın 2014-İstanbul

4 Mart 2014 Salı

Gitme diye...

Kına kokulu avuçları, içine çekip öptüğün vakitlerdi
Başım sırtına yakışırdı en çok
Bir dağın yamacından dünyayı seyretmek gibiydi
Sen alınlarından öperdin küçük kızları
Eskimesin diye yanakları
Vakitsizce gitmesinler diye
Bağrına basmaktan korkardın
Çorbanın tuzu eksilmesin derdin
Şimdi başım en çok göğsüne yakışır
Ak sakallarını okşayıp,
Öpeyim alnından bir kez daha
Vakitsizce gitme diye,
Bir dua tut diline
Bir dua tuttum dilime
Ey göllerin şehri! Ört geceyi üstüme
Atlantik ve Pasifik’in suları kavuşmadan birbirine…



27 Haziran 2013/ Minneapolis